Türk-Kürt-Arap-Laz-Çerkez ve benzerleri kendisini bu ülkeye ait hisseden her can bizdendir bizimdir. Her birisi gerek 1876 Osmanlı Kanun i esasinin 8.Maddesin de gerek ise TC. 1924 Anayasasın 88.maddesin de Türk milletini oluşturan “Anasır-ı İslam” tanımı içerisindedir. Anasır Unsurlar demektir. Nasıl ki Anasır âlemi derken Dört büyük unsur olan güneş, hava, su ve toprak kastedildiği gibi; bizde de “Anasır-ı asliye” olan Anadolu’ya maya olan Türkü, Kürdü, Arabı,Lazı-Çerkezi Müslüman ahalilerin birlikteliğidir. Bunlar toprağı mayalayan kadim Müslüman mührün basıldığı Anadolu’yu vatan yapan asli unsurlarıdır.
1071 den bu yana da her türlü oyunlar ile Anadolu’yu vatan yapan nice destansı savaşlar ve mücadeleler ile vatanını kanları ile sulayan bu asil Milleti buradan söküp atmak isteyenler, hep olmuştur. İşte bunlardan sonuncusu da Türkiye’li diyerek bizi biz yapan asli değerlerimizi ve üst kimlik olan Türk çatısını üstümüzden kaldırmayı amaçlayan “Tengricilerdir” Fitne örgütlerinin ve onların kullanışlı maşalarının nihai amacı ırkçılık veya Türkçülük bahanesiyle iç karışıklık ve çatışma marifetiyle Türkleri Anadolu’dan çıkarıp atmaktır, bunu yapar iken de Müslüman sayısını azalta bildikleri kadar azaltabilmektir. İşte tam da bunun için nasıl ki, ırkçılık üzerinden Kürtler ile Türklerin arasına KAN davası bulaştırmayı istedi iseler şimdi de Suriye’liler Araplar ve Türk ırkçılığı üzerinden Düşmanlık siyaseti izlemektedirler. Araplar bitse de tümü gönderilse de bu kez Laz-Çerkez-Boşnak ve onları da halletseler bu defa da Türkler arasına hangi soy hangi boy hilesi ile Türk ve Müslüman kıyımını devam ettirmek isteyeceklerdir.
TÜRKİYE’Lİ DEĞİL “HİKMET GELENEĞİ” TÖRE’Lİ TÜRK’LERİZ
Tarih boyunca birçok ırka adalet ile medeniyet götürmüş bu Milletin evlatlarına, Kur’an’a yani ilahi emire kulak verip, asırlardır süzülüp gelen Türk Töresi mayasıyla medeniyetimizi uygulamak yaşatmak düşmektedir. Tüm insanlık alemine İslam’ı hükümlerden ve Türk’ün 5000 yıllık kadim geleneğinin emri olan TÖRE zenginliğinin marifeti ile Adalet üzere hükmeden bir medeniyet vaad eden bir Milletin ırkçılık davası olamaz. Türklük ırkçılık gibi şeytani habis bir karakter ile tanımlanamaz.
İslam iddialı ve bir o kadar da aksiyon bir dindir, din dedi idiysek hayat tarzıdır, karakterdir, kendisine müntesip olan kişiden 24 saat bir ömür ezan ile sela arasında ki tüm yaşamında Rızai ilahiyi kazanmak için istikamet üzere yaşamak, emri bin maaruf yani Allah’ın emirlerini doğruluğu iyiyi güzeli anlatmasını ve kötülükten nehiyden uzaklaştırılmasını emreder. Başka bir deyişle yaşadığı her neresi ise ve de hangi çağ ise kendini o çağdan sorumlu hissetmesini tavsiye eder. Kişi tavsiyeye uymaz ise bana ne der ise ve ya zulmeden olursa zulme vesile veya payanda olursa yapılan o zulümden sorumlu kabul edilir. İslam derki yapılan bir zulmü veya kötülüğü elin ile düzelt, gücün yetmez ise karşı çık dilin ile yazı ile medya ile düzelmeye gayret et, ona da gücün yetmez ise kalbin ile buğz et. İşte tam da bundan dolayı İslam ahlakı ve Törenin hükümleri Türklüğün şiarlarındandır.
Türk Töre ile Töre adalet ile İslam İlahi emrin gereği Kur’an ve Sünneti seniyenin hayata geçirilmesi ile Müslüman Türk Milleti de bu altın değerlerin bir arada olmasından gerçek değerini bulur…
Türk milleti hiçbir zaman dinsiz bir topluluk olmamış ve putperestlikte yapmamışlardır. Arap toplumu cahiliye devri zamanında putlara taparlarken Türkler tek Allah inancı ile ölümden sonraki hayat gibi benzerliklerin olması neticesin de “Gök Tanrı”ya inanmışlardır.(1)*
Ayrıca ve bilhassa Türklerin İslâmlaşması zorla veya kılıç zoru ile olmamış; Müslüman seferlerin Mâverâünnehir’e kadar ulaşması ile birlikte Emevi komutanların ardından Abbasi fetihlerinin baskılarına maruz kalmalarına rağmen, 250-300 yıl kadar bir süreç içinde inanarak ve benimseyerek Müslüman olmuşlardır.
Anadolu’nun İslamlaşması da Mevlânâ’lar, Hacı Bektaş-ı Velî’ler, Ahî Evran’lar, Abdal Musa’lar, Sarı Saltık’lar, Taptuk Emre’ler ve Yûnus Emre’ler gibi Türk İslam güzelliklerinin sentezi istikametin de olmuştur. Türk Müslümanlığı esas itibarıyla Hanefi+Mâturidî+Yesevî sacayağına dayanan bir iman üslubudur ve tarihî bir olgudur.(2)*
“Böylece Türkler Müslümanlığa eski inançlarını da taşımışlardır. İslâm’ı aynen benimseme yerine kendi inançlarıyla harman edip yeni bir sentez oluşturmuşlardır.”
“TÜRK MÜSLÜMANLIĞI PEYGAMBER AHLAKINI BENİMSEYEN BİR ANLAYIŞTIR.”
Türk Müslümanlığı, tarihî bir vakıadır. İslamiyet evrensel bir din olmasına rağmen, her millet bu dini kendi meşrebine, kendi anlayışına, kendi tecrübesine göre almıştır. Dikkat ederseniz, Arap dünyasında Hanbelî-Eş’arî anlayışı hâkim. Kuzey Afrika’da Malikî-Eş’arî anlayışı, İran’da ise Caferî anlayışı hâkimdir. Türk dünyasında da Mâturidî-Hanefî anlayış hâkimdir.(3)*
“Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve yükselmesi üç temele dayanır. Bunlar; Türklerin Orta Asya’dan beri yaşattıkları örf, adet ve gelenekler, İslamiyet ile birlikte kazanılan kültür değerleri ve Ön Asya, Anadolu ve Rumeli’nde karşılaştıkları toplumlardan aldıkları kültür unsurlarıdır.”[4]*
“Türk kelimesi bir ırk iddiası taşımıyor. Bir sıfat olarak kullanılıyor.”(5)*
“Töre devlet kurumuyla var olabilen bir gelenektir ve o devlet daima “cihan devleti” olma ülküsü taşımıştır. Cihan devleti ülküsü, bir insanlık devleti ülküsüdür ve Türk, o “Töre devleti”nin mensubudur. Türk böyle bir dünya ve devlet anlayışının mensubudur… Etnik, ulus kavramı üzerinden o evrensel ideale ulaşılamayacağı aşikârdır.” Bu sebeple, Kıpçak ve Oğuz grupları dışında Kafkas halkları, Balkan halkları, Arnavutlar, Boşnaklar, Çerkezler, Abazalar gibi birçok topluluk da “Töre”lenerek Türk oldular.*(6)Türklük bir ırk mensubiyeti değil; bir hikmet geleneği mensubiyetidir.*(7)
TÜRK SOYU HANGİ PEYGAMBERE DAYANIR?
Efsaneye göre Türk, Yafes’in oğludur. Yafes ise hem Kitâb-ı Mukaddes’te hem de Kur’an’da adı geçen Nuh’un Hâm, Sâm, Yâfes isimli üç oğlundan biridir.. Ebu’l Gazi Bahadır Han’ın “Şecere-i Türkî” (“Türklerin nesil şeceresi”) kitabına göre Türk ise Yafes’in 8 oğlundan biridir ve Yafes Türk’ü veliahdı ilan etmiştir.
TARİHTE İLK TÜRK DEVLETİ KİMDİR?
Göktürkler, tarihte Türk adı ile kurulmuş ilk devlettir. Hun İmparatorluğunun zayıflaması ve dağılmasından sonra 552 yılında Türk boyları arasında hakimiyet sağlanarak Göktürk Devleti kurulmuştur.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ VE OSMANLI’DA KİMLERE TÜRK DENİLMİŞTİR
Türkiye Cumhuriyetini nüfus tek milletten meydana gelmemektedir. Ana dilleri Türkçe olmayan Türkler ile aynı soydan gelmeyen milletlerden de vardır. Bunlar için 1924 de ki T.C. anayasasının 88.maddesin de şöyle denir.
“Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibariyle (Türk) ıtlak olunur.”(Türk denilir) Bu kanun 1876 Osmanlı Kanun i esasinin 8.Maddesi olarak aynen aktarılmıştır (Mükteseptir)Aynen Aktarılmıştır.
MADDE 8.- “Devleti Osmaniye tabiyetinde bulunan efradın cümlesine herhangi din ve meshepten olur ise bila istisna Osmanlı tabir olunur ve Osmanlı sıfatı kanunen muayyen olan ahvale göre istihsal ve izae edilir.”
İSLAM’DA IRKÇILIK ŞÜPHE GÖTÜRMEKSİZİN HARAMDIR..
-Sevgili Peygamberimiz(s.a.v.) ırk taassubu ile ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:
“Ey insanlar! İyi biliniz ki muhakkak Rabbiniz birdir ve babanız da birdir. Bakınız, iyi kulak veriniz, ne Arap’ın Acem’e, ne Acem’in Arap’a, ne beyazın siyaha, ne de siyahın beyaza takva dışında herhangi bir üstünlüğü yoktur.”
“Kim ki, asabiyet (ırkçılık) iddiasında bulunursa bizden değildir, ırkçılık uğrunda savaşan bizden değildir ve ırkçılık uğrunda ölen bizden değildir.”
Alıntı yapılan Kaynaklar..
1*-2*-3*-4*
Türk Müslümanlığı ve Matüridilik/ Kubilay Muhammet ÖZDEMİR
Kırmızılar https://www.kirmizilar.com
(5)*Dr.Sait BAŞER/ Türk Töresi, Türk Müslümanlığı.. dibace.net
(6)(7)* Dr.Sait BAŞER/”TÜRK KİMDİR? / TARSAM- www.tarihistan.org
TÜRKİYE POSTASI GAZETESİ/Genel Yayın Yönetmeni/ Mustafa Hakkı SEZGİN




