06 Ocak 2026
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Staj desteklerimize önümüzdeki 3 yıl için toplam 27 milyar liralık bütçe ayırdık. Staj başvurularını bugünden itibaren İŞKUR üzerinden almaya başlıyoruz. Aktif iş gücü programlarında yüzde 10 stajyer alma zorunluluğu getiriyoruz. Devletin genç istihdamındaki rolünü yeniden tanımlıyoruz. Günlük 1083 lira cep harçlığını 1375 liraya, haftada 3 gün görev alan her bir gencimizin gelirini aylık 19 bin liraya çıkarıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan; Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde “Genç İstihdam Hamlesi-Güç Tanıtım Programı”ile “Devletin genç istihdamındaki rolünü yeniden tanımlıyoruz” aktif iş gücü programlarında %10 stajyer alma zorunluluğu getireceklerini, staj desteklerine de 3 yıl için 27 milyar TL bütçe ayrıldığını açıkladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 06 Ocak 2026 tarihinde Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapmış olduğu konuşmasına şu sözlerle devam etti “Ekonomideki hedeflerimize gençlerimizle birlikte yürüyoruz”
Hükümet olarak gençlerimize daha iyi bir gelecek sağlamak için elimizden geleni yapmanın çabası içindeyiz. Çünkü bizim derdimiz var. Bu ülkeyle ilgili hayallerimiz var. Büyük ve Güçlü Türkiye vizyonumuz var. Bunun için siyasette, eğitimde, bürokraside, iş hayatında, sivil toplumda ve daha pek çok alanda kaynaklarımızı seferber ediyoruz. Vizyonlarına her zaman inandığımız gençlerimizin bilgisinden, dinamizminden, kabiliyetlerinden istifade etmeye önem veriyoruz. Bununla birlikte eğitim ve istihdam arasındaki kopukluğu giderecek, sistemin aksayan yanlarını tamir edecek adımlar atmayı da sürdürüyoruz.
“Gençlerimize ve işverenlerimize yeni destekler sunacağız”
Beş temel destek alanını kapsayan Gençliğin Üretim Çağı Programı ile her gencimizin yeteneklerini geliştirebildiği, kabiliyetlerini iş gücü piyasasına aktarabildiği, meslek hayatına başlarken devletini yanında hissettiği bir sistem kurmayı hedefliyoruz. GÜÇ Programı ile staj imkanlarından beceri kazandırmaya, mesleki yönlendirmeden ücret desteklerine, eğitim ve istihdamda yer almayan gençlerimize yönelik yenilikçi modellere kadar çok geniş bir yelpazede gençlerimize ve işverenlerimize yeni destekler sunacağız.
Hayata geçirdiğimiz bu proje ile devletin genç istihdamındaki rolünü de yeniden tanımlıyor, yeniden şekillendiriyoruz. GÜÇ Programımız kapsamında ilk adımı staj destekleri ile atıyoruz. Staj destekleri ile gençlerimizin eğitimleri sürerken iş gücü piyasasıyla tanışmasını ve mezuniyet sonrası istihdamı kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Biliyorsunuz, İŞKUR bünyesindeki staj portalı ile evlatlarımız uygun staj imkanlarına erişebiliyor, işletmelerimiz de iş ilanlarını yayınlayabiliyorlar. Şimdi bu sistemi bir üst seviyeye taşıyoruz. Ulusal Staj Programı’nı İŞKUR’un uhdesine devrettik ve mevcut staj portalı ile birleştirdik. Aynı şekilde 10’dan fazla çalışanı olan kamu ve özel sektör işletmelerindeki stajyer çalıştırma yükümlülüğünü titizlikle uygulayacağız.
“Staj başvurularını almaya başlıyoruz”
Aktif iş gücü programlarından yararlanan işletmelere de en az yüzde 10 oranında stajyer alma zorunluluğu getiriyoruz. Staj döneminde gençlerimizin ücret ve prim maliyetlerini desteklemeye devam edeceğiz. İş yeri ve stajyer eşleşmesini kolaylaştırmak için iş ve meslek danışmanlığı hizmeti vererek gençlerimizin yanında olacağız. Staj desteklerimize önümüzdeki 3 yıl için toplam 27 milyar liralık bütçe ayırdık. Mevcut staj kapasitesine ilave olarak 3 yılda 800 bin gencimizin daha staj süreçlerine devlet olarak inşallah destek sunacağız. Staj başvurularını bugünden itibaren İŞKUR üzerinden almaya başlıyoruz.
Türkiye’nin üretim kapasitesinin en verimli kaynaklarından biri her zaman ifade ettiğim gibi eğitim altyapımızdır. Ancak bu eğitim sistemimiz maalesef 28 Şubat döneminin adaletsiz politikaları sebebiyle çok ağır yara almıştı. Katsayı denilen ucube uygulamayla meslek liseli gençlerimizin yıllarca önü kesildi, istedikleri üniversitelerde eğitim görmeleri engellendi. Bu haksızlığa son verdik; meslek liselerini çocuklarımız için tekrar cazibe merkezi haline getirdik. Mesleki eğitim kurumlarımızdan mezun olan gençlerimiz, bugün iş gücü piyasasında büyük bir avantaja sahiptir. Bu gençlerimiz eskilerin deyimiyle kollarında altın bilezikle iş hayatında çok ayrıcalıklı bir yer tutmaktadır. Kendileri için geçmişte sıkça kullanılan ‘ara eleman’ ifadesinin yerini bugün iş dünyasının ‘aranan eleman’ tabiri almıştır.
“Geleceğin Meslekte Uygulaması’nı hayata geçiriyoruz”
Bu dönüşüm, mesleki eğitimin üretim süreçlerindeki yerini göstermesi açısından çok mühimdir. Meslek liseleri ve meslek yüksekokullarında öğrenim gören gençlerimizi doğru yönlendirmemiz, onları henüz diplomalarını almadan farklı sektörlere dâhil edebilmemiz önem arz etmektedir. Bu sayede genç istihdam oranını artırabilir, sanayimizin ve hizmet sektörümüzün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünü çok daha hızlı karşılayabiliriz. İşte bu amaçla, güç programı kapsamında ‘Geleceğin Meslekte Uygulaması’nı hayata geçiriyoruz. Uygulama çerçevesinde Yükseköğretim Kurulumuz, Milli Eğitim Bakanlığımız ve Çalışma Bakanlığımız arasında güçlü bir iş birliği tesis ettik. Mesleki ve teknik liselerin son sınıfındaki öğrencilerimizin bilgilerini İŞKUR sistemine aktardık.
Meslek yüksekokullarımızın son sınıflarında eğitimlerini sürdüren öğrencilerimizin bilgilerini de yakında İŞKUR veri tabanına dahil edeceğiz. Her öğrencimize kendileriyle yakından ilgilenecek ‘İş ve Meslek Danışmanı’ atayacağız. Başta savunma sanayii olmak üzere, öğrencilerimizi aileleri ve danışmanlarıyla uyum içinde yönlendirip farklı sektörlerdeki işverenlerimizle bir araya getireceğiz. Bu suretle her sene yaklaşık 250 bin meslek lisesi ve meslek yüksekokulu son sınıf öğrencimizi iş ve meslek danışmanlarıyla buluşturacak; 3 yılın sonunda toplam 750 bin gencimizi iş hayatına hazır hale getireceğiz.
“Gençlerimiz niteliklerine uygun işlerde istihdam edilmeli”
Şunu da büyük bir gururla ifade etmek durumundayım: Son yıllarda ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerimizin oranında kayda değer bir düşüş yaşanıyor. Bu şüphesiz kıymetli bir kazanımdır ancak bu kazanımı kalıcı hale getirmek zorundayız. Zaman zaman ‘gençler iş beğenmiyor’ diyorlar. Bu tarz, gençlerimize haksızlık eden genellemelerin yapıldığını görüyoruz. Bunun da ötesinde ‘ev genci’ gibi incitici ifadelerle gençlerimizin hedef alındığına şahit oluyoruz. Bu ülkenin aydınlık yüzlerini edilgen bir konuma iten, onların potansiyelini yok sayan hiçbir yaklaşımı bugüne kadar kabul etmedik ve etmeyeceğiz. İşverenlerimizin haklarını nasıl gözetiyorsak, gençlerimizin taleplerine de büyük bir hassasiyetle kulak vermemiz gerekiyor. İşverenlerimize bu noktada kritik bir sorumluluk düşüyor. İş hayatına ilk adımını atmaya hazırlanan gençlerimizi niteliklerine uygun işlerde istihdam etmeli; adil ücret, gelişim imkanı ve öngörülebilir çalışma koşullarını kendilerine sağlamak mecburiyetindeyiz. Bu şartlar temin edildiğinde gençlerin istihdama katılımının hangi düzeyde arttığını sahada çok daha net görebiliyoruz.
“NYOP programını başlatıyoruz”
Türkiye’nin geleceğinde önemli roller üstlenecek her bir gencimizi ihtiyaç duyulan alanlara kazandırmakta kararlıyız. Üçüncü destek modülümüz olan NYOP programını işte bu amaçla başlatıyoruz. Bu programla gençlerimiz yeni beceriler kazanacak ve farklı alanlarda görev alarak uygulamalı deneyim elde edecekler. Programa katılan her gencimize günlük 1.375 lira cep harçlığı vereceğiz. İş kazası, meslek hastalığı ve genel sağlık sigortası primlerini de İŞKUR üzerinden devlet olarak biz üstleneceğiz. Bu suretle önümüzdeki 3 yıl boyunca her sene 150 bin, 3 yılın sonunda ise toplam 450 bin gencimize eğitim vereceğiz. 108 milyar lira kaynak ayırdığımız bu programla eğitim ve istihdamın dışında kalmış gençlerimizi üretim sürecine yeniden dahil etmiş olacağız.
Bir diğer önemli hususu da sizlerin dikkatine sunmak isterim. Sosyal Güvenlik Kurumumuzun verilerine baktığımızda; Temmuz 2024 – Haziran 2025 döneminde yaklaşık 1,5 milyon kişinin ilk kez sigortalı olarak veya kendi işini kurarak iş gücü piyasasına girdiğini görüyoruz. İlk kez sigortalı olanların yüzde 58’i 18-29 yaş aralığında bulunurken, kendi işini kuranların neredeyse yarısı gençlerden oluşuyor. Burada dikkat çeken husus; yüzde 42’lik önemli bir kesimin ilk işe giriş yaşının 30 ve üstü olmasıdır. Bu tablo; hem iş hayatına katılımın hem de aile kurma süreçlerinin belirgin şekilde uzadığını ve geciktiğini göstermesi bakımından önemlidir.
Bu süreleri kısaltmak için devreye aldığımız dördüncü program ‘İlk Adım’ programıdır. Özel sektörle iş birliğinde tasarladığımız bu programla; 18-25 yaş arası gençlerimizin işe girdikten sonraki ilk 6 aylık maaşlarını biz karşılayacağız. Aynı şekilde, ilk sigortalarını başlatarak 6 aya kadar tüm sigorta primlerini de biz ödeyeceğiz. Üstelik bunun karşılığında işverenlerimize herhangi bir istihdam garantisi şartı getirmeyeceğiz. Verdiğimiz bu desteklerle, işverenlerimizin ilave istihdam sağladığı durumlarda ilk işe giriş bir maliyet kalemi olmaktan çıkacak; gençlerimiz için de 6 ay boyunca güvenli bir başlangıç olacak. Aynı şekilde, ‘gençler tecrübesiz’ şeklindeki önyargıyı da fiilen ortadan kaldırmış olacağız. Projeden en az bir çalışanı olan küçük ölçekli esnaflarımızı da yararlandıracağız. 216 milyar lira kaynak ayırmayı öngördüğümüz bu programdan; her sene 250 bin kişi olmak üzere, 3 yılda 750 bin gencimizi faydalandırmayı amaçlıyoruz.
“Günlük cep harçlığını 1.375 liraya yükseltiyoruz”
Güç hamlemizin beşinci ve son ayağını ‘İşkur Gençlik’ programı teşkil ediyor. Geçtiğimiz yıl uygulamaya aldığımız İşkur Gençlik programı, gençlerimiz tarafından büyük bir ilgi ve teveccühle karşılandı. Haftada 1 ila 3 gün çalışarak gelir elde eden öğrencilerimizin sayısı bir yılda tam 150 bine ulaştı. Şimdi bu projeyi daha da büyütüyor ve güçlendiriyoruz. Günlük 1.083 lira olan cep harçlığını 1.375 liraya yükseltiyoruz. Böylece İşkur Gençlik programı dahilinde haftada 3 gün görev alan her bir gencimizin gelirini aylık 15.000 liradan 19.000 liraya çıkarıyoruz. Gençlerimize hayırlı olsun.
“Üniversite mezunlarımızın ilk iş tecrübesi risk olmaktan çıkacak”
Önümüzdeki 3 yılda 3 milyondan fazla gencimizi istihdama kazandıracak 445 milyar liralık devasa bir kaynağı bu programa tahsis edeceğiz. Güç programı ile öğrencilerimiz erken yaşta nitelikli iş deneyimi kazanacak. Meslek liselerimizde okuyan gençlerimiz, daha mezun olmadan sağlıklı ve güvenilir kanallardan iş hayatına yönlendirilecek. Eğitim ve istihdam dışı gençlerimiz yeniden sisteme dahil edilecek. Üniversite mezunlarımızın ilk iş tecrübesi risk olmaktan çıkacak. Yükseköğrenimlerini sürdüren gençlerimiz ise hem okurken hem üretirken geleceğe daha donanımlı hazırlanmış olacak. Gençlerimiz, öğrencilerimiz ve elbette işverenlerimiz için hayırlı uğurlu olsun diyorum. Türkiye Yüzyılı’nın en önemli aktörü olan gençlerimiz için çalışmaya; evlatlarımıza hem iş hem de eğitim hayatlarında en iyi, en yüksek, en kaliteli imkânları sunmaya inşallah devam edeceğiz.
Kaynak: BASINDAN




