1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 5. maddesi, “Devletin temel amaç ve görevleri”ni düzenler. Bu maddeye göre devlet; Türk milletinin bağımsızlığını, bütünlüğünü, cumhuriyeti ve demokrasiyi korumakla, kişilerin ve toplumun refah, HUZUR ve mutluluğunu sağlamakla yükümlüdür.
Devlet bu bu tarz suç işleyenlerin kollarını kırmazsa daha çok canlar yanacak. Hiç şüphesiz ahlaki veya sosyal problemli kişilikte olan bu sürü psikolojisinin sahte büyülü ortamında olan bu kişiler; Silah-bıçak taşıyacak, gayri ahlaki bir şekilde çete oluşturacak, infaz timi kuracak, evlatların öldürdükleri anne-babayı aileyi ölümle tehdit edecek, cinayeti işledikten sonra bunun propaganda videoları hazırlayacak, sırtlan sürüsü gibi insanların arasında metroda pazarda her yerde korku estirecek, tüm bu suçları organize edecek akla-fikre sahip olacak ama Suç işledikten sonra suça sürüklenmiş diye masum bir isim verilecek. Devlet ya aradan çekilecek ya da kanunları uygulanacak. Zalime merhamet mazluma ihanettir” Zulme engel olmamak onu bağışlamak, adaletsizliği desteklemekle eşdeğer tutulur ve tutulmalıdır da.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR’ İÇİN YENİ BİR DÜZENLEME YAPILIYOR.
15-18 yaş grubunda ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda, ceza üst sınırının 27 yıla çıkarılması planlanıyor. Cezalarının infazına çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanacak.
İyi halli olduğunun tespit edilmesi durumunda eğitim evlerine ayrılmaları sağlanacak.
İşlenen suça kıyasla Cezalar verilmeli sonra suçla ilgili rehabilitasyon ve ıslah sürecini devreye almak isteye bilirsiniz. Önce akan kanı durdurun köpek balığı misali Çocuk katili bahanesine sığınanlara onu kendine koruyucu mazeret yapan yavru köpek balıklarının iştahları kabarıyor. Yeni avlar peşine düşüyorlar düşecekler düşerler. Bu adi suçun önüne geçeceksiniz 15 yaşındaki çocuk masalını bırakın, hapis cezası ile birlikte adaleti sağlamak için ne gerekir ise onun tedbirini alıp cezayı vereceksiniz. Adını suça itilmiş ve ya çocuk katil deyince ne değişiyor. Çocuk diye neden adam öldürme üzerinden hüküm verilmiyor. Gencecik canları alacaklar sonra bu katiller 4 sene yatacaklar ne demek bu mu adalet hadi oradan..
“Son 10 yıldaki veriler değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuk sayısı yüzde 17,47 artış gösterdi. 2025’te suça sürüklenen çocukların ağırlıklı olarak karıştıkları suç tipleri kasten yaralama, hırsızlık, hakaret, tehdit, mala zarar verme olarak sıralandı.” (Anadolu Ajansı)
Suça bulaşanlar incelendiğin de en fazla sebep aile içinde ki de sorunlar çok daha yüksek görünmekte. Bunların ya ebeveynleri hapiste ya da boşanmış veya parçalanmış aile profilleri de en belirleyici sebep olmakta. Devlet gelecek toplumsal tehlikeleri de esas almalı aile yılı ilan etmesi sadece yeni evlilikler üzerinde değil böylesine problemli aileleri de aile rehabilitasyon merkezlerinden yönlendirilmeli ve bu imkanlardan faydalandırmalıdırlar.
Bir çocuk suç işleyecek akla sahipse cezayı yüklenecek akla da sahiptir. Bu çocuklara suça sürükleniyor diyerek suça teşvik anlamın da geriden geleceklere suça teşvik kapılar aralıyorsunuz. Suçu ve suçluyu cinsiyetinden yaşından bağlamla Masumlaştırarak suçu önleme adına çözüm bulamazsınız.
Osmanlı’da hem eski Türk yasalarında çocuk katiller hangi yaşta cezalandırılırdı?
Osmanlı’da hem eski Türk yasalarında hem de İslam hukuku kapsamında, katilin idam cezası alabilmesi için buluğ çağına erişmiş olması gerekiyordu. Erkeklerde bu yaş genellikle 12–15, kızlarda 9–15 olarak belirlenmişti. Birde avârız*(1) denen ve cezaî ehliyeti ortadan kaldıran durumları tanımlayan bir fıkıh terimi de bulunmakta idi. Bu yaşa göre ceza 1917 tarihinde çıkarılan aile kararnâmesi ile cezaî ehliyet yaşı 18 olarak ilan edilmişti.
Buluğ çağına girmeyen çocuk katillerin hükmü nasıl icra edilir?
Eğer katil buluğ çağına erişmemişse ve kasıtlı olarak öldürme gerçekleşmişse, en az üç kefil bulunur ve katilin buluğ çağına erişmesi beklenirdi. Ailenin affetmemesi durumunda, buluğ çağına ulaşır ulaşmaz ceza uygulanırdı. Ne kadar NET değil mi…Çocuk Yaşta Suç İşleyen Katillerde diğer katilerin cezasından ayrı tutulmaz kasten adam öldürmenin cezası, çocuk veya ergin her katile verilecek ceza, kısastır ve de kısas da hayat vardır. Osmanlı hukuku ve eski Türk Töresi Çocuk katillerini, çocukları öldüren katilleri ve de çocuk yaşta katil olanları her birinin tanımını çok açık yapmıştır. Her suç kendi içinde incelenir cezası Kısas üzerinden Hükme bağlanır.
15 yaşına girmiş kişiler tarafından Kasıtlı olarak adam öldürmenin nasıl sonuçları olacağı idrakinde olacağı kanaati esas alınarak bu katiller idam edilmiş; Eğer katil 15 yaşından daha küçük ise birisini öldüren çocuklara idam cezası uygulanmamıştır. Ceza olarak toplumdan izole edilme cezası uygulanmıştır. Ölüm olayı kazaen gerçekmişse çocuğa herhangi bir ceza verilmemiştir. Toplumsal düzen içinde daha küçük suçlarda ıslah-ı nefs için hapis cezası verilmiştir.
Evlatları vahşice katledilen tüm acılı ailelere sabır diliyoruz. Yaşananlar hepimizin çocuklarımıza ve de kendi milli güvenliğimize devlet ciddiyetine yapılmış bir tehdittir. Devlet bunun için vardır, Sokakların güvenliği sağlanmalıdır. Tedbir ve cezalar Katillere de yardımdır.
Hz. Peygamber (sav), zalime yardım etmeyi, onu zulümden alıkoymak şeklinde tanımlamıştır: “Din kardeşin zalim de mazlum da olsa ona yardım et.” Sahabenin “Zalime nasıl yardım edeceğiz?” sorusuna ise “Onu zulümden uzaklaştırırsın veya zulmüne engel olursun. İşte bu ona yapacağın yardımdır” (Buhârî, İkrâh, 7) buyurmuştur.
*(1)- Ârız ve ârızanın çoğulu olan avârız, sözlükte “sonradan olan, sonradan ortaya çıkan şey” demektir. Fıkıh usulü açısından avârız, ehliyeti ortadan kaldıran veya daraltan sebepleri ifade eder. Bu sebepler normal olarak kişide bulunmayan, ancak sonradan ortaya çıkan birtakım durumlardır. (Kaynak:TDV İslam Ans.)
Genel Yayın Yönetmeni / Mustafa Hakkı SEZGİN




