-Kısırlaştırıcı ürünleri deterjanları, paketlenmiş gıdaları, kozmetik ürünleri alıyoruz.
Ve bu ürünlerin markaları BOYKOT firmaları olarak da karşımıza çıkıyor
-Dikkat edin CİNSİYETSİZ dünyayı destekleyen küresel şirketler ile Siyonizm’i destekleyen BOYKOT ürünlerini üreten şirketler AYNI firmalar.
-2045’den itibaren doğurganlığın sıfıra ineceğini tahmin edebiliyoruz.
Bundan sonraki neslin DAYISI, amcası, teyzesi yani AKRABASI olmayacak..
BU BİR TESADÜF DEĞİL
– Ulus devletleri tasfiye ederek yerine şehir devletleri ve Küresel şirket vatandaşlığını getiriyorlar.
İKİ tür vatandaşlık ortaya çıktı. Çevrim içi olarak küresel şirketlerin, çevrim dışı olarak devletlerin vatandaşıyız.
– Büyük kentler geleneksel kültür, yerel ve milli kimlik bağlarını silerken AİDİYET duygusunu yok ediyor. Siyonistler aidiyetsiz bir dünya kuruyorlar.
– Devletler sürekli ZARAR ederken, Küresel şirketler sürekli KAR’larını katlıyorlar. Bu Küreselcilerin elini güçlendirirken DEVLETLERİ zora sokuyor.
– 1970’lerde İtalya’da birileri oturup dünya nüfusunun 1 milyara düşürülmesi üzerine karar alıyor. Hemen ardından Türkiye’de birileri nüfus planlama kampanyaları düzenlemeye başlıyor. BAZI büyük şirketler bu konuda inisiyatif alıp öne geçiyorlar.
– 2045’den itibaren doğurganlığın sıfıra ineceğini tahmin edebiliyoruz. Kısırlaştırıcı ürünleri deterjanlardan, paketlenmiş gıdalar, kozmetik ürünlerden alıyoruz. Ve bu ürünlerin markaları BOYKOT firmaları olarak da karşımıza çıkıyor.
CİNSİYET BÜKÜCÜ KİMYASALLAR
– Bir de CİNSİYET BÜKÜCÜ kimyasallar var.
– ABD’de 5 gençten birisi kendisini LGBT olarak tanımlar.
– Türkiye’de şehirlerde 1,4 doğurganlık oranına düştü. Nüfusu çöken ülkeler egemenliklerini koruyamazlar. Tarih boyunca böyle oldu.
– 3-5 milyonluk bir kitle 8 milyarlık bir topluluğu ZAN endüstrisi ile yönetmeye çalışıyor.
– Geçen yıl 900 kadın sporcunun madalyası elinden alınıp eşcinsel erkek sporculara verildi
– 7 Ekim’den sonra Filistinliler çok büyük bir BEDEL ödediler. Lakin küreselcilerin var ettikleri büyüyü bütün dünya çerçevesinde perişan ettiler. Bizim adımıza çok büyük bir iş başardılar.
– Kore 15 yılda 200 milyar dolar harcadı. Ve nüfus artış oranını 0,6’dan yukarıya çıkaramadı.
ÜNER Karabıyık bey Buraya kadar Gayet güzel tane tane meseleyi anlatmış…
BİZ (medyadan-Basından) BİRKAÇ MADDE İLE ANLATMAYA DEVAM EDELİM…
Aile Müessesesini dinamitleyen 6284 ile; “Kadının beyânı esasdır,” şahit de gerektirmez(!) (Bu hukuk skandalını hazırlayıp kanunlaştıranlar bu Millete gerçekden ihânet etmişlerdir.!)
Amaçları olmasa da sonuçları itibari ile Mor çatı ile örtüşen KADEM kurumsal olarak var edildi.
7 yaş sonrası başlayan ve zorunlu olan 12 senelik eğitim + Üniversite; derken yaşı 24 – 25 olduktan sonra evlilik düşünebilen gençlerin zorlukları. Planlı bir YOK ETMENİN işaretleridir..
Şehir hayatında 35 – 40 yaşlara gelip, evlenmeye vakit ayıramayanlar, ya da artık treni kaçırıp istese de evlenemeyenler; (çevremizde her geçen gün artıyor. Bir de yaşlılık da bunların yalnızlığının tarifi zor sıkıntıları!)
Bir de bilhassa şehirleşmenin toplumun bazı kesimlerinde geçim sıkıntılarını fevkalâde artırması. Sonuç olarak boşanmaların korkutucu yıkıcı biçimde çoğalması.
Ve diğer bazı olumsuz etkenler ile, tabir câizse Aile Müessesesinin köküne kezzap döktük.!
Batının uzun senelerdir muzdarip olduğu bu “Cemiyet Çürütücü Hastalık” (“Nüfus artış hızında” hızlı düşüş) illetine düçâr olup, batı ülkelerini de hızla makasladık ve kısa sürede onlardan daha vahim negatif neticelere ulaştık maâl’esef.
Tüm bu çürümeleri önce tetikleyip, sonra arkadan toparlamaya yönelik palyatif çözümlerle vakit kaybetmek bu cemiyete çok pahalıya mal oldu ve daha vahim neticeleri olacak görünmektedir.
Tedbir bâbında atılacak ilk adımlardan biri, 6284 ve türevleri kanun ve mevzuat ya derhal iptal edilmeli veya Aileyi koruyucu, manevî değerlere duyarlı, toplumun inanç, gelenek ve kültür kodlarına uygun olacak şekilde yeniden hazırlanmalı.
Mustafa Hakkı Sezgin




